Ebubekir ATALAY (Çorum) ,   Değerli yetkili,brGüftesi ve bestesi şahsıma ait olan Nihavent makamındaki tasavvuf musikisi eserini şayet uygun görürseniz programlarınızda yayınlamanızı istirham ediyorum.brHürmetler...br...          |           avni (istanbul tuzla) ,   Slm abi ben istanbul tuzla dan avni mintas suan askerim abi az kaldi allahin izniyle atarsa 27 allah benim gibi vatani gorevini yapmakta olan kardeslerimin yar ve yardimcisi olsun abi benim ve benim gibi asker kardeslerim icin Hasan yilmaz dan haydi tertip bugun erken yatalim sarkisini calarsaniz cok sevinirim simdide saygilarimi ve selamlarimi yollar ellerinizden operim tum radyo cinar calisanlarina kolay gelsin ...          |           selami (yalova) ,   Abla yalova köroğlu yufkadan ben SELAMİ patronum nalan çınar korkmaz için güzel bir parça çalarmısın tşk iyi yayınlar...          |           Cem Gülcüoglu (Hamburg Almanya) ,   Günaydin sevgili Bayanlar ve Baylar, benim bir istegim var. Lütfen siz "Senede Bir Gün" sarkisini cala bilir misiniz? Tesekkür ederim. Selamlar Cem Gülcüoglu...          |           Mukaddes Yağız (Tokat) ,   Merhabalar hayırlı Cumalar, iyi yayınlar, Anka İlahi Grubundan Şehitlerimiz isimli parçayı çalar mısınız, bu eseri geçen hafta Mardin Nusaybin'de Şehit olan komşumuz Özel Harekatçı Kadir İnan abimizin ailesine armağan etmek istiyorum, Ülkemizi bölmeye çalışan vatan hainleri bu toprakları bölemeyecekler. Gerekirse bende canımı seve seve veririm. ...          |           HAKAN ERKALAN (UŞAK İLİ BANAZ İLÇESİNDE) ,   KABE SENDE ZEMZEM SENDE NUR VE GÜZELLİK SENDE İLAHİSİ.VE CANIM KABEM,CAN MEDİNE CAN MEDİNEM....          |           Ramazan OKUR (Antakya/HATAY) ,   Hayırlı Günler.Sizden Bayram Büyükoruç'tan Nevbahar'ı Sevgili Eşim Fatma,Biricik oğlum Mustafa Cemal'a ve Allah kısmet ederse yakında doğacak olan kızıma armağan ediyorum.Allaha emanet olun.Başarılar ...          |           ali gunes (hollanda) ,   ismail tuzen den ...Alemlere Rahmet istek olarak calablirmisiniz yada maher zain ....Nerdesin tesekurler cinar radyo...          |           HASAN SARI (MUĞLA) ,   GRUP GÖNÜL MEDİNEM...          |           Cemile (Mersin) ,   slm abi iyi yayınlar senden mehmet gökçe'den uslanmazsın ilahisini tüm islam alemi ve sevdiklerime armağan ediyorum allah yolunuzu açık etsin sizleri çok beğeniyoruz...          |           Günay (Bursa) ,   selamun aleykümüsselam/ gerçekten 1 yıldır sizleri dinliyoruz ailece olarak bizleri çok çok mutlu ve huzurlu ediyorsunuz CENABI ALLAHIM sizlerden razı olsun. hayırlı yayınlar diliyorum saadet esenlikler diliyorum...          |           Ömer (Konya) ,   Ey Rabbim! Bizlere seni hatırlatan haller, seni anlatan diller, sevginle dolup taşan aydınlık kalpler nasip eyle.... HAYIRLI GÜNLERİNİZ OLSUN SLM VE DUA İLE.......          |           Yusuf (istanbul) ,   Merhabalar istanbuldan dinliyorum herkeze bol bol slm sıradaki eser tüm dinliyenlere gelsin Radyonuz mükemmel 24 saat dinliyorum Teşekkürler...          |           Onur (istanbul) ,   Böyle Hayırlı Bir Site Açan Emegi Geçen Herkesden Allah CC Razı Olsun ...          |           Mustafa (Konya) ,   selamun aleykümüsselam/ gerçekten 1 yıldır sizleri dinliyoruz ailece olarak bizleri çok çok mutlu ve huzurlu ediyorsunuz CENABI ALLAHIM sizlerden razı olsun. hayırlı yayınlar diliyorum saadet esenlikler diliyorum...          |           ilayda (Rotterdam) ,   Hollanda Rotterdamda cok sevilerek dinleniyorsunuz. Basarilar Rabbim islerinizi daim eylesin insallah. ...          |           nergis atak (istanbul) ,   aranıza yeni katıldım ilahi dinlemeyi çok seviyorum radyo yanınızda rabbim yolunuzu açık etsin inşallah...          |           yusuf (adana) ,   merhabalar cinarradyo ailesi hilmi tunalı dan kana kana içelim eserini anneme babama tüm sevdiklerime ve radyo cinar ailesi için istiyorum kolay gelsin ...          |           Umut (Ankara) ,   Uzakta olan arkadaşım için bu parçayı yayınlayın ...          |           Mustafa Ekinci (istanbul) ,   İyi geceler Küçük emreden çalarsanız sevinirim...          |           uğur (ankara) ,   Abdurrahman Önül den Kabede Hacılar hep banayı çalarmısınız lütfen radyonuzun baştan beri takipçisiyim...          |         
23 Şubat 2018 Cuma   
Kullanıcı:    Parola:    Üye Ol   Şifremi Unuttum  

Lütfen Flash PLayer Yükleyin
Buradan.

 
 

KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

 

KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI Bir önceki başlıkta karı-kocanın karşılıklı hakları üzerinde genel manada durmuş, sadece hukukun gözetilmesiyle aile huzurunun sağlanmayacağını, elden geldiğince hukuka riayetle beraber karşılıklı anlayışın da olması gerektiğini vurgulamıştık. Bu manada, başta erkeğe vazife düştüğünü ve onun merhamet, şefkat ve himaye duygularıyla ailesine eğilmesi gerektiğini, buna karşılık kadının da hürmet, vefa ve sevgi ile mukabelede bulunması icab ettiğini belirtmiştik. Burada ise sadece erkeğin kadın üzerindeki haklarını irdelemeye çalışacağız. Dinimizde ve örfümüzde erkek, evin reisidir. Nitekim daha önceki medeni kanunda da erkek evin reisi olarak tanımlanmıştır.[1]Bu reislik ona bizzat Allah tarafından verilmiştir. Verilirken de mesele erkeğin farklı yaratılmasına ve onun evin maddî geçiminden mesul olmasına bağlanmıştır. Hem unutulmamalıdır ki bir köy muhtarsız, bir memleket başkansız olamayacağı gibi ictimaî kurumların en küçüğü olan ailede de nizam ve düzenin sağlanması ancak bir reisin bulunmasıyla mümkün olacaktır. Âyette şöyle buyrulur: اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَۤاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَۤا أَنْفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِم “Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah’ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi malî yükümlülükleridir.”[2] Reislik yetkisi, kocaya mutlak bir hâkimiyet hakkı vermez. Bilakis, bu yetki ona bazı mesuliyetleri yüklemenin yanında bazı konularda da onu kayıt altına alır ve yetki sınırlarını belirler. Evet, reislik erkeğin mesuliyetini arttırır. Buna karşılık kadının da kocasına, yani evin reisine karşı dikkat etmesi, yerine getirmesi gereken vazifeleri, sorumlulukları vardır. Bu vazifeleri iki başlık altında toplayabiliriz: 1- Kocasına hürmet ve itaat etmek. 2- Kocasının emaneti olan evine ve çocuklarına sahip çıkmak. Bu vazifeler hadis-i şeriflerde bizzat hak olarak beyan edilmiş ve kadınlar Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından hassasiyete davet edilmişlerdir. Birkaç misal verelim: “Şuna çok dikkat edin ki sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır: Sizin onlar üzerindeki haklarınız, aile mahremiyetinizi –tanıdık olsun olmasın– istemediğiniz herkesten korumaları ve hatta evinizde görmek istemediğiniz kimseleri evinize dahi almamalarıdır.”[3] “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mesulsünüz.. Kadın da evinin ve çocuklarının çobanıdır. Hâsılı her biriniz kendi çapında birer çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur.”[4] “Eğer ben insanlardan birinin diğer birine secde etmesini emredecek olsaydım kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim çünkü Allah kadınlar üzerine kocalar için bir hak koymuştur.”[5] Verdiğimiz misaller, kadınların vazifelerine dair Peygamber Efendimiz’in buyurduğu genel beyanlardır. Bu kudsî beyanların detayları ise diğer hadis-i şeriflerde ve Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat hayât-ı seniyyelerinde bulunmaktadır. Evet, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir anda dokuz tane annemizi nikâhı altında bulundurmuş fakat bu annelerimiz tarafından herhangi bir sıkıntıya maruz bırakılmamıştır. Bu güzide validelerimiz, hep ahiret merkezli yaşamış, dünyaya karşı müstağni davranmış, kadınların fıtratından kaynaklanan bazı istenmeyen durumlarda da Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) irşad ve ikazlarıyla irkilmiş ve hep müstakim olarak hayatlarını devam ettirmişlerdir. Bir aralık Peygamber Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) herkes gibi dünyalık şeyler istemişler fakat Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) dünyaya karşı tavrını gördükten sonra da bir daha dünyalık istemeyi düşünmemişlerdir. Vâkıa dengenin zirvesinde duran Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onları kendisi gibi yedirip içiriyor, giydiriyor ve mutlu ediyordu ama onlar da imkânsızlıklar içindeyken bile o yüze Zat’a (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı son derece saygılı davranıyor ve O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) hoşlanmadığı şeyleri yapmıyor ve istemiyorlardı. Demek ki erkeğin evin nafakasını temin etme vazifesiyle beraber kadının da bu konuda kocasına karşı anlayışlı olması ve onu zor durumda bırakıcı isteklerde bulunmaması gerekmektedir. Kadın, kocası kötülüğü emretmediği sürece ona itaatle mesuldür zira reise itaat şarttır. İtaatteki inceliği anlatma sadedinde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), şöyle buyururlar: إِذَا الرَّجُلُ دَعَا زَوْجَتَهُ لِحَاجَتِهِ فَلْتَأْتِهِ وَإِنْ كَانَتْ عَلَى التَّنُّورِ “Bir erkek, haceti için karısını çağırdığında, tandırın başında bile olsa (bırakıp) kocasına gelsin.”[6] Güzel bir şekilde kocasına itaat eden ve kocası kendisinden memnun olarak ölen kadına ise Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) müjdesi çok büyüktür. Ümmü Seleme Validemiz rivayet ediyor: أَيُّمَا امْرَأَةٍ مَاتَتْ وَزَوْجُهَا عَنْهَا رَاضٍ دَخَلَتِ الْجَنَّةَ “Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.”[7] Husayn b. Mihsan’ın halası bir ihtiyacından dolayı Resûl-i Ekrem’in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gitmişti. Efendimiz (aleyhissalâtu vesselam) ona: “Evli misin?” diye sordu. Kadın “Evet” dedi. Efendimiz bu defa: “Ona karşı hizmetin nasıldır?” dedi. Kadın: “Gücüm yettiği kadar ona hizmette kusur etmiyorum.” deyince, Resûl-i Ekrem Efendimiz: “Sen ona karşı hizmetine dikkat et çünkü senin cennete girmen de cehenneme girmen de ona yapacağın hizmete bağlıdır.” buyurdu.[8] Burada, kadının hürmet ve hizmet dâhil olmak üzere evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirmekle mesul olduğu vurgulanıyor. Evlilik sorumluluğunu aksatan kişi, vaadini yerine getirmemiş ve bir yönüyle hakka girmiş olacaktır. (Aynı hususun erkek için de geçerli olduğu unutulmamalıdır.) İşte hadisteki cennet vaadi ve cehennem tehdidini bu sorumluluk meselesiyle irtibatlı görmek gerekir. İtaat ve hürmet meselesi, müşterek bir hayat olan aile müessesesinin bütün alanlarını kapsar. Yani kadının, aileyle alâkalı bütün hususlarda kocasına itaat etmesi gerekir. Ancak, hukukî olarak ortaya konan bu çizginin mutlaka aile içinde oluşturulacak manevî atmosferle ve karşılıklı anlayışlarla uygulanması icab eder. Aksi hâlde aile, bir ordu gibi emir-komuta zincirine bağlı olarak devam ettirilmeye çalışılmış olur ki bu da ailenin kısa zamanda dağılması demektir. Zaten dinimiz, bu hususları bir katı yönetim tarzı olarak değil, inançla ve karşılıklı anlayışlarla halledilecek bir mesele olarak ortaya koyar. Nitekim aileyle alâkalı pek çok âyet ve hadiste takva ve iyilik vurgulanmakta ve âdeta, hislerin kontrolünün çok zor olduğu aile içi münasebetlerde, Allah’a karşı saygılı olunması, O’nun koyduğu hakların yerine getirilmesi ve karşılıklı olarak iyilikte bulunulması istenmektedir. Aile içi huzuru sağlamaya çalışırken istenmeyerek içine girilen günahlar olursa onların Allah tarafından affedileceği müjdesi de yine bu âyetlerin sonunda Gafur, Rahim gibi ism-i şeriflerden anlaşılmaktadır.[9] Evet, aile hassas bir müessesedir ve bu hassasiyetine binaen âyet ve hadislerde çok tahşidat yapılmıştır. Öyleyse biz de olabildiğince hassas olmalı ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından cennet bahçesine benzetilen yuvamızla ebedî yuvamızı kazanmaya çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki evliliğimizin ve evimizin bizim için bir cennet köşesi olması bize bağlıdır. Biz iyi olursak evimiz de evliliğimiz de iyi olur ve bu, dünya ve ahiret saadeti olarak bize geri döner. [1] Yeni medeni kanun bu konuda değişikliğe giderek, erkek ve kadının evi beraberce idare edeceklerini belirtmiştir. [2] Nisâ Sûresi, 4/34. [3] Tirmizî, radâ 11; İbn Mâce, nikâh 3. [4] Buhârî, cuma 11; Müslim, imâre 20. [5] Tirmizî, radâ 10; İbn Mâce, nikâh 4. [6] Tirmizî, radâ 10. [7] Tirmizî, radâ 10. [8] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/341; Hâkim, Müstedrek, 2/189. [9] Bkz: Bakara Sûresi, 2/223, 226, 231, 233, 234, 235; Nisâ Sûresi, 4/5, 9, 128; Lokman Sûresi, 31/15; Ahzâb Sûresi, 33/49, 55, 59; Tegâbun Sûresi, 64/14; Talâk Sûresi, 65/1, 2, 6.

KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Bir önceki başlıkta karı-kocanın karşılıklı hakları üzerinde genel manada durmuş, sadece hukukun gözetilmesiyle aile huzurunun sağlanmayacağını, elden geldiğince hukuka riayetle beraber karşılıklı anlayışın da olması gerektiğini vurgulamıştık. Bu manada, başta erkeğe vazife düştüğünü ve onun merhamet, şefkat ve himaye duygularıyla ailesine eğilmesi gerektiğini, buna karşılık kadının da hürmet, vefa ve sevgi ile mukabelede bulunması icab ettiğini belirtmiştik. Burada ise sadece erkeğin kadın üzerindeki haklarını irdelemeye çalışacağız.

Dinimizde ve örfümüzde erkek, evin reisidir. Nitekim daha önceki medeni kanunda da erkek evin reisi olarak tanımlanmıştır.[1]Bu reislik ona bizzat Allah tarafından verilmiştir. Verilirken de mesele erkeğin farklı yaratılmasına ve onun evin maddî geçiminden mesul olmasına bağlanmıştır. Hem unutulmamalıdır ki bir köy muhtarsız, bir memleket başkansız olamayacağı gibi ictimaî kurumların en küçüğü olan ailede de nizam ve düzenin sağlanması ancak bir reisin bulunmasıyla mümkün olacaktır. Âyette şöyle buyrulur:

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَۤاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَۤا أَنْفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِم

“Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah’ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi malî yükümlülükleridir.”[2]

Reislik yetkisi, kocaya mutlak bir hâkimiyet hakkı vermez. Bilakis, bu yetki ona bazı mesuliyetleri yüklemenin yanında bazı konularda da onu kayıt altına alır ve yetki sınırlarını belirler. Evet, reislik erkeğin mesuliyetini arttırır. Buna karşılık kadının da kocasına, yani evin reisine karşı dikkat etmesi, yerine getirmesi gereken vazifeleri, sorumlulukları vardır. Bu vazifeleri iki başlık altında toplayabiliriz:

1- Kocasına hürmet ve itaat etmek.

2- Kocasının emaneti olan evine ve çocuklarına sahip çıkmak.

Bu vazifeler hadis-i şeriflerde bizzat hak olarak beyan edilmiş ve kadınlar Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından hassasiyete davet edilmişlerdir. Birkaç misal verelim:

“Şuna çok dikkat edin ki sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır: Sizin onlar üzerindeki haklarınız, aile mahremiyetinizi –tanıdık olsun olmasın– istemediğiniz herkesten korumaları ve hatta evinizde görmek istemediğiniz kimseleri evinize dahi almamalarıdır.”[3]

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mesulsünüz.. Kadın da evinin ve çocuklarının çobanıdır. Hâsılı her biriniz kendi çapında birer çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur.”[4]

“Eğer ben insanlardan birinin diğer birine secde etmesini emredecek olsaydım kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim çünkü Allah kadınlar üzerine kocalar için bir hak koymuştur.”[5]

Verdiğimiz misaller, kadınların vazifelerine dair Peygamber Efendimiz’in buyurduğu genel beyanlardır. Bu kudsî beyanların detayları ise diğer hadis-i şeriflerde ve Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat hayât-ı seniyyelerinde bulunmaktadır. Evet, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir anda dokuz tane annemizi nikâhı altında bulundurmuş fakat bu annelerimiz tarafından herhangi bir sıkıntıya maruz bırakılmamıştır. Bu güzide validelerimiz, hep ahiret merkezli yaşamış, dünyaya karşı müstağni davranmış, kadınların fıtratından kaynaklanan bazı istenmeyen durumlarda da Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) irşad ve ikazlarıyla irkilmiş ve hep müstakim olarak hayatlarını devam ettirmişlerdir. Bir aralık Peygamber Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) herkes gibi dünyalık şeyler istemişler fakat Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) dünyaya karşı tavrını gördükten sonra da bir daha dünyalık istemeyi düşünmemişlerdir. Vâkıa dengenin zirvesinde duran Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onları kendisi gibi yedirip içiriyor, giydiriyor ve mutlu ediyordu ama onlar da imkânsızlıklar içindeyken bile o yüze Zat’a (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı son derece saygılı davranıyor ve O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) hoşlanmadığı şeyleri yapmıyor ve istemiyorlardı. Demek ki erkeğin evin nafakasını temin etme vazifesiyle beraber kadının da bu konuda kocasına karşı anlayışlı olması ve onu zor durumda bırakıcı isteklerde bulunmaması gerekmektedir.

Kadın, kocası kötülüğü emretmediği sürece ona itaatle mesuldür zira reise itaat şarttır. İtaatteki inceliği anlatma sadedinde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), şöyle buyururlar:

إِذَا الرَّجُلُ دَعَا زَوْجَتَهُ لِحَاجَتِهِ فَلْتَأْتِهِ وَإِنْ كَانَتْ عَلَى التَّنُّورِ

“Bir erkek, haceti için karısını çağırdığında, tandırın başında bile olsa (bırakıp) kocasına gelsin.”[6]

Güzel bir şekilde kocasına itaat eden ve kocası kendisinden memnun olarak ölen kadına ise Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) müjdesi çok büyüktür. Ümmü Seleme Validemiz rivayet ediyor:

أَيُّمَا امْرَأَةٍ مَاتَتْ وَزَوْجُهَا عَنْهَا رَاضٍ دَخَلَتِ الْجَنَّةَ

“Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.”[7]

Husayn b. Mihsan’ın halası bir ihtiyacından dolayı Resûl-i Ekrem’in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gitmişti. Efendimiz (aleyhissalâtu vesselam) ona: “Evli misin?” diye sordu. Kadın “Evet” dedi. Efendimiz bu defa: “Ona karşı hizmetin nasıldır?” dedi. Kadın: “Gücüm yettiği kadar ona hizmette kusur etmiyorum.” deyince, Resûl-i Ekrem Efendimiz: “Sen ona karşı hizmetine dikkat et çünkü senin cennete girmen de cehenneme girmen de ona yapacağın hizmete bağlıdır.” buyurdu.[8]

Burada, kadının hürmet ve hizmet dâhil olmak üzere evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirmekle mesul olduğu vurgulanıyor. Evlilik sorumluluğunu aksatan kişi, vaadini yerine getirmemiş ve bir yönüyle hakka girmiş olacaktır. (Aynı hususun erkek için de geçerli olduğu unutulmamalıdır.) İşte hadisteki cennet vaadi ve cehennem tehdidini bu sorumluluk meselesiyle irtibatlı görmek gerekir.

İtaat ve hürmet meselesi, müşterek bir hayat olan aile müessesesinin bütün alanlarını kapsar. Yani kadının, aileyle alâkalı bütün hususlarda kocasına itaat etmesi gerekir. Ancak, hukukî olarak ortaya konan bu çizginin mutlaka aile içinde oluşturulacak manevî atmosferle ve karşılıklı anlayışlarla uygulanması icab eder. Aksi hâlde aile, bir ordu gibi emir-komuta zincirine bağlı olarak devam ettirilmeye çalışılmış olur ki bu da ailenin kısa zamanda dağılması demektir. Zaten dinimiz, bu hususları bir katı yönetim tarzı olarak değil, inançla ve karşılıklı anlayışlarla halledilecek bir mesele olarak ortaya koyar. Nitekim aileyle alâkalı pek çok âyet ve hadiste takva ve iyilik vurgulanmakta ve âdeta, hislerin kontrolünün çok zor olduğu aile içi münasebetlerde, Allah’a karşı saygılı olunması, O’nun koyduğu hakların yerine getirilmesi ve karşılıklı olarak iyilikte bulunulması istenmektedir. Aile içi huzuru sağlamaya çalışırken istenmeyerek içine girilen günahlar olursa onların Allah tarafından affedileceği müjdesi de yine bu âyetlerin sonunda Gafur, Rahim gibi ism-i şeriflerden anlaşılmaktadır.[9]

Evet, aile hassas bir müessesedir ve bu hassasiyetine binaen âyet ve hadislerde çok tahşidat yapılmıştır. Öyleyse biz de olabildiğince hassas olmalı ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından cennet bahçesine benzetilen yuvamızla ebedî yuvamızı kazanmaya çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki evliliğimizin ve evimizin bizim için bir cennet köşesi olması bize bağlıdır. Biz iyi olursak evimiz de evliliğimiz de iyi olur ve bu, dünya ve ahiret saadeti olarak bize geri döner.


[1] Yeni medeni kanun bu konuda değişikliğe giderek, erkek ve kadının evi beraberce idare edeceklerini belirtmiştir.

[2] Nisâ Sûresi, 4/34.

[3] Tirmizî, radâ 11; İbn Mâce, nikâh 3.

[4] Buhârî, cuma 11; Müslim, imâre 20.

[5] Tirmizî, radâ 10; İbn Mâce, nikâh 4.

[6] Tirmizî, radâ 10.

[7] Tirmizî, radâ 10.

[8] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/341; Hâkim, Müstedrek, 2/189.

[9] Bkz: Bakara Sûresi, 2/223, 226, 231, 233, 234, 235; Nisâ Sûresi, 4/5, 9, 128; Lokman Sûresi, 31/15; Ahzâb Sûresi, 33/49, 55, 59; Tegâbun Sûresi, 64/14; Talâk Sûresi, 65/1, 2, 6.

 
Tarih       : 30 Ocak 2018
 
 
 

Bizim Çağrı iletişim Radyo Televizyon Reklamcılık ve Tic.A.Ş.

                                                  cinarradyo@hotmail.com

                                                                   Tüm Hakları Saklıdır.

 

 

rt.png (35×20) RadyoSitesiKur